Pen Academic Publishing   |  e-ISSN: 2667-5331

Volume 3 Issue 2 (December 2020)

Original articles

The Effects of Visual Arts Education upon Literacy

Kani Ülger

pp. 1 - 13

Abstract

Schools generally force students on the solution of problems to give right answer as yes or no which cannot be improved the literacy skill of them as advance literacy. Whereas the non-routine problem solving process seen frequently in the Visual Arts Education may give many opportunities for students to think alternatively using literacy skill regarding advanced literacy. Although there have been many study findings about the effect of the Visual Arts Education upon the literacy in terms of the ‘writing’ and the ‘reading’ as basic level of the literacy, it has not been found any study findings in terms of the advanced literacy. With this aim, this research determines the role of the visual arts education in the advanced literacy regarding the critical thinking, creative thinking, and problem solving outcomes of this education discipline. Hence, the research questions were as followed: “What requires of advance stage of literacy from critical thinking, creative thinking, and problem solving?” and “What the role of the visual arts education in the advanced literacy?” The method of this study is based on literature review. A keyword search was used as the data collection tool. Accordingly, this study analyzes the literacy skills in terms of the effect of the Visual Arts Education upon the advanced literacy. Consequently, the study reveals the important role of the Visual Arts Education for the advanced literacy.

Keywords: Critical thinking, Creative thinking, Problem solving, Advanced literacy

Güzel Sanatlar Lisesi Öğretmen ve Öğrencilerinin Güzel Sanatlar Eğitimi Yetenek Sınavlarına ve Uygulanan Baraj Puanlarına İlişkin Görüşleri ve Motivasyonlarına Etkisi

Selma Taşkesen

pp. 14 - 34

Abstract

Bu araştırmada, Eğitim Fakültelerinin Güzel sanatlar eğitimi bölümleri yetenek sınavlarına başvurmak için gerekli olan baraj puanları ile ilgili Güzel Sanatlar Lisesi Öğretmen ve öğrencilerinin görüşlerini ve çözüm önerilerini tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemi ile desenlenmiş, verilerin çözümlenmesinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Çalışma 2019- 2020 Eğitim–öğretim yılında Erzincan ili Güzel Sanatlar Lisesinde Uygulanmıştır. Araştırmada veri kaynağı olarak Güzel Sanatlar Lisesinden 17 branş öğretmeni ve resim-müzik bölümleri olmak üzere 12. Sınıfa devam eden 37 öğrencinin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırmanın verileri öğretmen ve öğrenciler için ayrı ayrı hazırlanmış yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz aracılığıyla çözümlenmiştir. Verilerinin incelenmesi sonucunda öğretmenlerin büyük çoğunluğunun liseden üniversiteye geçişte yetenek sınavı ile girilen bölümlerde uygulanan baraj puanının gerekli olduğunu, yetenek sınavlarına başvurabilmek içinYÖK tarafından koyulmuş mevcut baraj puanının yeterli olduğunu, ancak uygulanması düşünülen başarı puanı sıralamasının öğrencilerin ve kendilerinin motivasyonlarını olumsuz yönde etkilediğini belirtmişlerdir. Görüşlerine başvurulan öğrencilerin çoğunluğu ise liseden üniversiteye geçişte yetenek sınavı ile girilen bölümlerde uygulanan baraj puanının gereksiz olduğunu, yetenek sınavlarına girebilmek içinYÖK tarafından koyulmuş mevcut baraj puanının yeterli olduğunu, bu bölümlerde uygulanan baraj puanlarının her üniversitede sabit olması gerektiğini belirterek, uygulanması düşünülen başarı puanı sıralamasının ise kendileri için çok yüksek ve imkansız olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca baraj puanları ile ilgili sürekli değişiklik yapılmasının motivasyonlarını olumsuz yönde etkilediğini belirtmişlerdir. Güzel sanatlar lisesi öğretmen ve öğrencileri başarı puanı sıralamasının, yetenekli öğrencilerin açıkta kalmasına sebep olacağından uygulanmaması gerektiği düşüncelerine bağlı olarak ileri sürdükleri çözüm önerisi ise, Güzel sanatlar Lisesi öğrencilerinin başarı durumları dikkate alınarak öğrencilerin başarabilecekleri bir başarı sıralaması belirlenmesi yönündedir.

Keywords: Sanat eğitimi, yetenek sınavı, baraj puanı, motivasyon

Resim-İş (Görsel Sanatlar) Öğretmeni Yetiştirmede Özgün Bir Model: Çapa Resim Seminerleri

Vedat Özsoy & Nurhayat Güneş

pp. 35 - 52

Abstract

Sanat eğitiminin niteliğini etkileyen en önemli faktörler arasında nitelikli öğretmenler ve eğitim programı ile öğretimin kalitesi yer almaktadır. Bu anlamda sanat eğitimcisi yetiştirmede geçmişten günümüze bazı modeller denenmiştir. Bu makale, sanat eğitimcisi yetiştirmede özgün bir model olarak karşımıza çıkan Çapa Resim ve Müzik Seminerlerinin neden başlatıldığını, nasıl bir model olduğunu etraflıca tanımlamayı ayrıca bugünkü Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri için temel oluşturması sebebiyle bu liselerle arasındaki benzerliklerini ortaya koymayı amaçlamıştır. Bu bağlamda tarihin tozlu sayfalarında kalan seminerleri tanıtmak görsel sanatlar eğitimi ve sanat eğitimcisi yetiştirme alanına büyük bir katkı getireceği düşünülmektedir. Nitel bir araştırma olan bu araştırmada veriler, doküman incelemesi ve görüşme tekniği ile sağlanmıştır. Görüşmeler Resim ve Müzik Seminerlerinden mezun olan yedi kişi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öncelikle Türkiye’de öğretmen yetiştirme programlarının tarihçesine genel bir çerçeveden bakılmış, ardından sanat eğitimcisi yetiştirme çalışmaları ve onun içerisinde Çapa Resim ve Müzik Seminerleri odağa alınmıştır. Seminerlerin açılışından kapanışına kadar olan süreç, alanyazında yeterli bilgiler içeren bir yayına rastlanmaması sebebi ile çoğunlukla, seminerlerden mezun olarak çeşitli dönemlerde sürece tanıklık eden kişilerle yapılan görüşmelerden elde edilen verilerle yapılandırılmıştır. Daha sonra Güzel Sanatlar Liseleri ve Çapa Resim ve Müzik Seminerleri karşılaştırmasına yer verilmiştir. Son olarak bu bilgiler ışığında seminerler ile yakalanan niteliğin Güzel Sanatlar Liselerinde devamının sağlanamadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Keywords: Çapa Resim ve Müzik Seminerleri, Sanat Eğitimi, Görsel Sanatlar Eğitimi, Sanat Öğretmeni Yetiştirme Programları, Öğretmen Yetiştirme Programları

Dijital Çağda Görsel Kimlik Tasarlama: Logo ve Marka Olgusu

Barıs Aydın & Ali Osman Alakuş

pp. 53 - 62

Abstract

Sosyal birer varlık olan insanların, bir arada yaşamaları sonucu ortaya çıkan kimlik kavramında, ticaret ve üretim eylemlerinin artmasına istinaden şekilsel ve anlamsal olarak farklılaşmalar görülmektedir. Bununla beraber yirmi birinci yüzyılda pek çok kurumun görsel kimlik oluşturabilme gayesinde olduğunu gözlemlemek ya da bu görsel kimliğe sahip olan kurumların birçoğunun ise görünen yüzlerini değiştirme çabasında olduğunu ifade etmek mümkündür. Bu durumun ortaya çıkmasının başlıca sebepleri olarak; küreselleşmeyle beraber hedef kitleye ulaşma kaygısının, kurumsal imajın ve güncellenme gibi olguların ön plana çıkması gösterilebilir. Bu da kurumsal kimliğin var olabilmesi için görsel kimliğin ilk adımı olan logo, amblem ya da logotype tasarımlarını öne çıkarmakla beraber, bu unsurların etkili bir şekilde tasarlanması, kurumun/kuruluşun marka değerinin bilinirliğinin artması ve bireyler tarafından akılda kalıcılığı açısından etkili bir öneme sahip olduğu söylenebilir. Gündelik hayatta kurumsal markaların sahip olduğu amblem, logotype ya da logoların görsel veriler olarak hedef kitlenin zihnine hücum etmekte olduğu görülmektedir. Bunun nedeni olarak; çağımızda iletişim ağının, teknolojik gelişmelere paralel olarak gün geçtikçe artması ve çeşitlenmesi gösterilmektedir. İnsanoğlunun içinde bulunduğu bu görsel değişimden kuskusuz logo/amblem/logotype tasarımlarının da etkilendiği ifade edilebilir. Zihnimiz bu tasarımlar ile sürekli iletişim ve etkileşim içindedir. Ancak, yaşamımızın teknoloji ve internet ile çevrelendiği bu çağda görsel algımız hızlı bir biçimde değişim göstermektedir. Bu değişimle beraber kurumların, hedef kitlenin zihnine yerleşebilmek ve o noktada kalma sürekliliği oluşturmak için marka bağlılığı gerçekleştirmek, en büyük amacı durumundadır. Bu hedefe ulaşabilmek için de kurumlar/kuruluşlar amblem, logotype ve logo tasarımlarından yararlanmaktadır. Başarılı bir kurumun markalaşma süreci, etkili ve sahip olması gereken estetiksel ve grafiksel özellikleri barındıran bir logoya sahip olmasından geçmektedir. Bu çalışma; bir logonun kurumun görsel kimliğinin markalaşma olgusu üzerindeki etkisini analiz etmektedir. Ayrıca, “Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi” logosu markalaşma sürecine uygulama örneği olarak tercih edilmiştir. 

Keywords: Görsel Kimlik, Logo, Logo Tasarımı, Marka, Kurumsal Kimlik

Pedagojik Sanat Eleştirisi Yeterlilik Algısı Ölçeği Geliştirme Çalışması

Mehmet Önal & Orhan Taşkesen

pp. 63 - 86

Abstract

Bu araştırmada, öğrencilerinin pedagojik sanat eleştirisi yeterlilik algısını ortaya koyabilecek bir ölçek geliştirmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda eğitimine devam eden 210 ortaokul öğrencisi ile çalışma grubu oluşturulmuştur. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde SPSS ve AMOS programları kullanılmıştır. Çalışma .05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir.

Ölçeğin güvenirliğini test etmek için İç tutarlılık Güvenilirliği, (Cronbach Alfa değeri) ve Test-Tekrar Test Güvenilirliği, geçerliğini test etmek için Kapsam Geçerliliği, verilerin faktör yapısına uygunluğunu test etmek için Kasier-Mayer-Olkin ve Bartlett testi, Yapı Geçerliliği için Açımlayıcı Faktör Analizi, Madde Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi testleri, öğrencilerinin cinsiyet değişkenine göre Pedagojik Sanat Eleştirisi Yeterlilik Algısı Ölçeği puanları arasındaki farkı ölçmek için İlişkisiz (Bağımsız) Örneklem T-Testi, sınıf düzeylerine göre puanlarını ölçmek için Tek Faktörlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA) testi, pedagojik sanat eleştirisi yeterlilik algısı ile sanat ilgileri arasındaki ilişkiyi ölçmek için ise Pearson Korelasyon Katsayıları testi uygulanmıştır.

Cronbach Alfa sonucu ölçeğin iç tutarlılığı mükemmel, Test-etkrar Test Güvenirliği sonucunda iki uygulama arasındaki ilişkinin yüksek düzeyde, pozitif ve anlamlı olduğu görülmüştür. KMO analizi sonucunda elde edilen değerin faktör analizi için uygun olduğu, faktör analizi sonucunda ulaşılan iki faktörlü yapının doğrulayıcı faktör analizi sonucunda bir faktöre düştüğü ve uyum indeksi değerleri kabul edilebilir düzeyde olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Ölçeğin geliştirilme aşamasında bütün analizlerden elde edilen değerlerin 31 maddeden oluşan 1 faktörlü geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Geliştirilen ölçek, ortaokul öğrencilerin cinsiyete ve sınıfa göre pedagojik sanat eleştirisi düzeylerinde farklılık olup olmadığına ve pedagojik sanat eleştirisi düzeylerinin belirlenmesine ilişkin çalışmalarda kullanılabilir.

Keywords: Ortaokul Öğrencileri, Ölçek, Pedagojik Sanat Eleştirisi.

Özel Yetenekli Öğrencilerin Zenginleştirme Uygulamalarında Akran Öğretimi: Daphnianın Mikroskobik Görüntüsünün Tuvale Yansımaları

Esin Gürsoy, Elif Nisa Semiz, Meliha Çalışır & Ömer Egemen Gürsoy

pp. 87 - 95

Abstract

Özel yetenekli öğrenciler akranlarına göre daha yüksek performans gösterirler dolayısıyla kendileri gibi yüksek performans gösteren akranlarıyla zenginleştirilmiş öğretim ortamlarında öğretime ihtiyaç duyarlar (Rogers, 2007; Subotnik, Olszewski-Kubilius, & Worrell, 2011). Öte yandan özel yetenekli öğrencilerin öğretim ortamlarının zenginleştirilmesinde bilim – teknoloji – mühendislik – sanat – matematik entegrasyonu (STEAM); sorgulama, işbirlikli ve süreç temelli öğrenmeyle, tespit edilen probleme sanatın da kullanımıyla çözüm üretme hedefler (Mercin, 2018). Bu araştırmada özel yetenekli öğrencilerin bilim – teknoloji – mühendislik – sanat – matematik entegrasyonu (STEAM) ile daphnianın mikroskobik görüntüsünü tuvale resmetmeleri yoluyla daphnianın özelliklerini öğrenmeleri amaçlanmıştır. Bu amaçla özel yetenekli öğrencilerin öğretim ortamlarının zenginleştirilmesinde STEAM temelinde daphnianın mikroskobik görüntüsünün tuvale resmedilmesinde akran öğretimi süreci yapılandırılmıştır. Araştırma sorusu “özel yetenekli öğrencilerin öğretim ortamlarının zenginleştirilmesinde akran öğretimi yoluyla STEAM temelinde onların daphnianın mikroskobik görüntüsünü tuvale resmetmeleri suretiyle daphnianın özelliklerini öğrenmeleri nasıl sağlanabilir?” olarak biçimlendirilmiştir. Araştırma 2019-2020 öğretim yılında üç özel yetenekli proje öğrencisi rehberliğinde on özel yetenekli öğrenciyle Ankara’da özel yetenekli öğrencilerle öğretim yapan bir kurumda nitel araştırma desenlerinden durum çalışması temelinde yürütülmüştür. Veri toplama sürecinde projeye rehberlik eden öğrenciler akranlarına daphnianın mikroskobik görüntüsünü tartışmalar eşlinde bireysel olarak resmettirmişlerdir. Veri toplama aracı olarak tablolar ve yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Veriler betimlemelerle çözümlenmiştir. Araştırma sonuçları sürecin başarılı olduğu yönündedir.

Keywords: STEAM, özel yetenek, resim

Resim-İş Eğitimi Programında Yer Alan Kuramsal Dersler Hakkında Öğretim Elemanlarının Görüşleri

Berivan Ekinci & Ayşe Çakır İlhan

pp. 96 - 126

Abstract

Resim-iş öğretmeni adaylarının sanatsal sahada uygulama yapabileceği atölye dersleri bireyin sanatı ve sanatçıyı tanıması, olaylara yaklaşımı, fikir üretebilmesi, yaşadığı çevreyi algılayabilmesi, estetik zevklere sahip olması ve toplumda sohbeti sezgilerinin etkili olduğu düşünülmektedir. Bu eğitim öğretmeni öğretmeni adaylarını öğreten öğretim elemanlarının, kuramsal ve zorunlu sanat derslerinin program genelindeki yeri, içerik ve gereklikleri, uygulamalı dersler ile uyumu görüş, beklenti ve önerileri saptanmıştır. Karma yöntemin uygulandığı bu araştırmada hem de nitel verilere ulaşılmıştır. Araştırmanın nicel basım eğitim fakültelerinin resim-iş öğretmeni yetiştiren lisans programlarını yürüten 31 Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalının öğretim elemanlarının 1998 Resim Öğretmenliği ile 2006 Resim-İş Öğretmenliği Lisans Programlarına ve bu programlarda yer alan kuramsal ve zorunlu sanat derslerine öğrenmelerinin öğretilmesi için 30 maddelik bir anket uygulanmıştır. Araştırmanın nitel geçişi 1998 Resim Öğretmenliği ve 2006 Resim-İş Öğretmenliği Lisans Programlarının hazırlanma görev alan ya da alanda uzman olan öğretim elemanlarının bu bölümde görüş ve deneyim aktarabilmeleri için görüşme formu ve beş uzmana uygulanmıştır.

Bu araştırma, öğretim elemanlarının 2006 düzenlemesindeki kuramsal ve zorunlu sanat derslerinin kredi / saat düşürülmesini uygun bulmadıkları, bu derslerin uygulamalı atölye derslerine katkıları olduğu, resim-iş öğretmeni yetiştiren programlarda bu derslerin olması, derslerin alan tanımlamasını doğru bulmadıklarımıştır. Programda çağın uygun sanat eğitim yetiştirmeyi amaçlayan derslere yer verilerek yeni bir düzenlemeye gidilmesi önerilmiştir. Görüşleri örnek uzmanlar sanat eğitim yetiştirme hedefleyen 1998 Müzik umut verici olduğunu 2006 üçüncü sınıflarda sunulacak bilgi sahibi olmadıklarını söylemişlerdir. Programda yer alan Sanat Öğretimi Uygulamaları, Sanat Öğretimi Deneyimi, Çağdaş Dünya Sanatı, Çağdaş Türk Sanatı veEstetik derslerinin kaldırılmasını uygun bulmadıklarını, derslerin alan tanımlamalarını yetersiz bulduklarını, kuramsal ve zorunlu sanat derslerinin hem atölye derslerine katkı sağladığını hem de kültür seviyesi yüksek, entelektüel bireylerin yetişmesine önemli katkıları belirtmişlerdir. Geçmişe yönelik geçmiş yanı sıra çağın dinamiğini yeni derslerin de programlara eklenmesiyle yeni bir yapılanmaya ivedilik ihtiyacı duyulduğu. Resim-iş öğretmenliği lisans programı öğretmen yetiştirme hedefine uygun; ihtiyaç analizi yapılarak; Kelimenin yerine geçebilir ve yeniden yapılandırılması önerilmektedir.

Keywords: Resim-iş öğretmenliği, eğitim programı, kuramsal ve zorunlu sanat dersleri.